Dijital Çağa Sanatsal Bir Eleştiri: Transhüman-izm Sergisi Açıldı

Author: gsf | Date: April 29, 2026

OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan’ın açılış konuşması ve Doç. Dr. Engin Güney’in manifesto sunumuyla başlayan “Transhüman-izm” adlı sergi, 27 Nisan 2026 tarihinde OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi'nde açılışını gerçekleştirdi.

Sergide, teknolojinin kullanımına bağlı olarak insan üzerindeki dönüştürücü etkiler eleştirel bir perspektifle sanatseverlere sunuldu. Güney, günümüzdeki kültürel dönüşümü üç tavırla ilişkilendirerek, “Bunlardan birincisi hegemon netokratların ideolojik tahakkümüdür. İkincisi tekno-konformist avam kitlelerin temayülüdür. Üçüncüsü ise bu iki ilişki biçiminden rahatsızlık duyan kişilerin teyakkuzudur” ifadelerini kullandı. Bilinçli kullanım ve dijital okuryazarlığın azaldığı, uyum sağlama yaklaşımlarının arttığı ve ideolojik baskının varlığını sürdürdüğü toplumlarda kültürel bozulmalar yaşandığını vurguladı.

“İzm” Vurgusuyla Maskelenen Çıkarların Eleştirisi

Serginin isminde yer alan “izm” ifadesinin bilinçli bir tercih olduğunu belirten Güney, bu kullanımın teknolojik dönüşümün ideolojik boyutuna dikkat çekmeyi amaçladığını ifade etti. Dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zekâ ve sanal gerçeklik uygulamalarının bilinçsiz kullanımının insan üzerindeki etkilerine de değinen Güney, sanal mecralarda dikkat çekme uğruna yapılan paylaşımların bireyin benliğine ve kimliğine zarar verdiğini belirtti. Popüler olana sorgulamadan yönelmenin, insanları “robotlar gibi kodlanan varlıklara” dönüştürdüğünü ve davranışların tektipleştiğini dile getirdi.

29 eserden oluşan serginin iki bölümden meydana geldiği belirtildi. İlk bölümde günümüzdeki “dijitopik” yaşam modeli eleştirilirken, transhümanist temaların sinema ve bilgisayar oyunları aracılığıyla sürekli işlendiği ve insanı etkilediği vurgulandı. İnsanların mekatronik eklentilerle biyolojik özelliklerini kaybetmeye başladığı, makineleşmenin yalnızca fiziksel değil; merhamet ve vicdan gibi insani değerlerin kaybıyla da gerçekleştiği ifade edildi. Transhüman ideolojisindeki “üstün insan” kurgusunda ise irfan, ahlak ve dayanışma gibi değerlerin yer almadığına dikkat çekildi.

Sergide ayrıca çevresel sorunlara da yer verildi. Okyanuslardaki kontrolsüz kirlilik ve “yedinci kıta” olarak adlandırılan çöp adalarının varlığı, insanlığın içinde bulunduğu kaotik tablonun çarpıcı örnekleri arasında gösterildi. Güney, gelecekte sanal teknolojilerle “sorunsuz” bir dünya kurgusunun öne çıkarıldığını, ancak gerçek olandan giderek vazgeçildiğini ifade etti.

Serginin ikinci bölümünde ise dijital teknolojilere yapılan yatırımlara karşın gerçek dünyanın tahribatının önlenememesi eleştirilirken, eserlerdeki farklı doku ve renk uyumunun gelecekçi yaşam biçimine karşı bir öneri olarak sunulduğu belirtildi. Güney, sanal ile gerçeğin dengeli bir biçimde bütünleştirilebileceğini, ancak doğal olanın yok edilmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Dünya genelinde insan davranışlarının bütüncül olarak değerlendirildiğinde “çamurlaşmakta olan kaotik bir resim” ortaya çıktığını ifade eden Güney, bu tablonun ancak birliktelikle düzeltilebileceğini savundu. Dijital okuryazarlığın önemine dikkat çekerek, yeni teknolojilerin bilinçli kullanımıyla hayatın daha nitelikli hale gelebileceğini belirtti.

Birlikteliğin önemine vurgu yapan serginin açılışına Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Erhan Burak Pancar, OMÜ Tıp Fakültesi Başhekimi Ünsal Özgen, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Yalçın, OMÜ MYO Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Selim Aytaç ile akademisyenler ve sanatseverler katıldı.

Güncel sorunlara temas eden ve 10 gün boyunca ziyarete açık olacak sergi kapsamında okul gezilerinin de düzenlenmeye başlandığı, etkinliğin toplumsal sorumluluk ve toplumsal katkı bilincini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olduğu ifade edildi.